Türkiye’de Tabuları Yıkmak

1978 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde doçent olduğum dönemde, androloji ve cinsel fonksiyon üniteleri tüm dünyada henüz yeni kuruluyordu. 80’li yılların başında ise dünyada yalnızca bir avuç hekim bu alanda yıllık toplantılar düzenlemeye başlamıştı. Berlin’de Prof. Dr. Alpay Kelami ve Londra Üroloji Enstitüsü’nde Dr. John Pryor, androloji biliminin öncü isimleriydi. Akademik kariyerimin hemen başında bu öncü hekimlerle iletişime geçerek uluslararası alandaki gelişmeleri ve toplantıları yakından takip ettim.

1984 yılında İngiltere’ye giderek Londra Üniversitesi bünyesindeki Üroloji Enstitüsü’nde, Dr. John Pryor başkanlığında yürütülen Androloji Kliniği’nde görev aldım. Görev sürem boyunca cinsel fonksiyon konusunu inceleyen konseylerde aktif projeler yürüttüm. Beni en çok etkileyen yaklaşım; cinsel sağlık problemi yaşayan bireylere gösterilen bütüncül özen, sürecin multidisipliner bir ekiple ele alınması ve penis protezi gibi cerrahi tedavilerde elde edilen başarılı, yüz güldürücü sonuçlardı.

O dönemde kararımı vermiştim: Türkiye’de de bu alanda öncü bir ünite kuracak ve cinsel sağlık sorunları yaşayan hastalarımıza en ileri standartlarda destek olacaktım.

Türkiye’ye dönüşümün ardından Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Ana Bilim Dalı çatısı altında ilk Androloji Polikliniği’ni kurdum. O dönemde cinsel sorunların yalnızca psikolojik olduğu yönündeki yerleşik ön yargıyı kırmak ve organik faktörlere dikkat çekmek en büyük mücadelemiz oldu.

Bu tabuları yıkmak adına Türkiye’de bir ilke imza atarak; ürolog, psikiyatrist, endokrinolog, nörolog, jinekolog ve psikologlardan oluşan multidisipliner bir konsey kurduk. Diyabetten kalp-damar hastalıklarına kadar cinsel sağlığı etkileyen tüm faktörleri bütüncül bir yaklaşımla ele aldık.

Gördüğümüz yoğun ilgi ve elde ettiğimiz klinik başarılar sonucunda, bu yapıyı 1989 yılında İstanbul Üniversitesi bünyesinde Cinsel Fonksiyon Araştırma Merkezi’ne, 2003 yılında ise resmi Androloji Bilim Dalı’na dönüştürdüm ve uzun yıllar bu bilim dalının başkanlığını gururla yürüttüm.

Cinsel fonksiyon problemleri ile ilgili çalışmalarımızı uzun zamandır akademik bir boyuta taşımak istiyorduk. Cinsel sorunlarla ilgili farkındalığı arttırmak, bu konuya ilgi duyan hekimleri eğitmek, ortak bir platformda bilgi alış-verişinde bulunmak için yurtdışındaki hekim dostlarım, özellikle de Prof. Dr. Alpay Kelami’nin tavsiyesi ile 1992 yılında Türk Androloji Derneği’ni kurduk.  Derneğin kurulmasıyla İtalyan meslektaşlarımla birlikte her iki yılda bir uluslararası kongreler düzenlemeye başladık. 1993-95-97 yıllarında Andrology in Turkey adı altında üç uluslar arası kongre düzenledik. 2000 yılında başkanlığını yaptığım ve Türk Androloji Derneği olarak düzenlediğimiz Barselona Avrupa Androloji Kongresi’nde başarılara imza attık. Bu dönemde Avrupa Cinsellik ve Cinsel Fonksiyon Bozukluğu Araştırma Birliği’nin de (ESSIR- European Society For Sexual and Impotence Research) yönetim kurulunda görev alarak, Türkiye’yi bilimsel platformda temsil ettim.

Akademik ilerlemelere rağmen cinsel sağlık problemlerinin yarattığı çekince ve utanç, hastaların doktora erişimindeki en büyük engeldi. Bu duvarı yıkmak adına 1998’de Avrupa genelinde kurulan ESDA (European Sexual Dysfunction Alliance) oluşumunun ardından, 2002 yılında ESDA Türkiye yapılanmasını Aile Sağlığı Araştırma Derneği (ASAD) çatısı altında kurdum.

Türkiye’deki 22 üniversiteden hekimlerle güçlü bir akademik konsey kurarak ücretsiz bir telefon danışma hattı başlattık ve hastalarımızı kendi bölgelerindeki uzmanlara yönlendirdik.

2000’li yılların yerleşik tabularını aşmak için geniş kapsamlı bilinçlendirme kampanyaları düzenledik. Bu projelerin en unutulmazı, bir tiyatro kumpanyası eşliğinde çıktığımız Anadolu turnesi oldu. Mizah yoluyla tabuları hafiflettik, uzman ekibimizle birlikte halkın merak ettiği soruları yüz yüze yanıtlayarak cinsel sağlığın konuşulabilir bir sağlık hakkı olduğunu tüm Türkiye’ye anlattık.

Toplumu bilinçlendirmenin yanı sıra doğru tanı ve tedavi süreçlerini yönetecek uzman hekimler yetiştirmek de en büyük önceliklerimizden biriydi. Bu vizyonla 2000’li yıllarda Prof. Dr. Mancini Fabris liderliğinde uluslararası bir hekim heyetiyle Androloji Okulu (School of Andrology) çalışmalarını başlattık.

Okul, bugün dünyanın dört bir yanından saygın uzmanların eğitmen olarak yer aldığı, küresel ölçekte hekimler yetiştiren aktif ve güçlü bir eğitim kurumuna dönüştü.

Tüm akademik ve toplumsal adımların yanında temel hedefim, hastalarımıza sunulan bakım kalitesini ve hızını artırmaktı. Cinsel sorunları paylaşmanın yarattığı çekinceye bir de uzayan tanı süreçleri eklenmemeliydi. Danışanlarımızın tüm tetkiklerini en kısa sürede tamamlayıp, gereken cerrahi veya medikal tedavileri hızla uygulayarak onları yeniden sağlıklı bir yaşama kavuşturmayı amaçladım.

Bu vizyonla 1997 yılında Türkiye’nin ilk üro-androloji merkezini kurdum. Bugün çeyrek asrı aşan tecrübemiz ve uzman ekibimizle hastalarımıza güvenle rehberlik etmeyi sürdürüyoruz.

Meslekteki 40 yıllık tecrübem bana gösterdi ki doğru bilgiye ulaşmak tedavinin ilk ve en kritik adımıdır. Toplumda ifade edilmekten çekinilen cinsel sorunlar, hastaların yalnız ve çaresiz hissetmesine neden olabiliyor. Oysa tüm cinsel fonksiyon problemlerinin bilimsel bir çözümü vardır ve her yaşta kaliteli bir cinsel yaşam mümkündür.

Cinsellik tabu sayılamayacak kadar doğal, tek bir nedene bağlanamayacak kadar kapsamlıdır. Biyolojik ve psikolojik dinamikleri anlayarak doğru zamanda uzman desteğine başvurmak, sağlıklı ve tatmin edici bir yaşamın temel anahtarıdır.

Prof. Dr. Halim Hattat

Basında Halim Hattat

Prof. Dr. Halim Hattat’ın seçkin geçmişi, en kritik ve karmaşık vakaları olan hastaları tedavi etmesi sayesinde basında geniş yer almasını sağlıyor.

Erkekliğin Yol Haritası

Bir Cinsellik Rehberi

Cinsellik tabu olamayacak kadar doğal, basite indirgenemeyecek kadar karmaşık ve yaşamsal önemde bir konu. Bu kitap, erkek cinselliğine etkide bulunan tüm biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörleri anlamanız, önce kendinizi daha sonra partnerinizi tanımanız, cinsel sorunlarla karşılaştığınızda hangi adımları atmanız gerektiğini bilmeniz, bu sorunları aşarken doğru iletişim kurallarından yararlanmanız, kısacası kaliteli bir cinsel yaşam için size yeni kapılar açıyor.
Prof. Dr. Halim Hattat, örnek hasta öykülerine, kendi kendinize yapabileceğiniz testlere ve ev ödevlerine de yer vererek, erkekler için kaliteli seks yaşamının sırlarını açıklıyor.